9 Kasım 2011 Çarşamba

Zerdaliler

Ay nerde doğsa oradaydık
Dallarda zerdali çiçekleri
Savrulup gider rüzgar esince
Bütün bir bahar böyle geçti..... 


Bir yandan Ezginin Günlüğü geceme eşlik eder, bir yandan da ara ara huzursuz bacak sendromu.
Yeni bir yola koyulmadan evvel biniyorum arabama ama bu sefer her zamankinden farklı sağ köşe korkumu yenip en sağda önde tek başıma oturacak şekilde kuruluyorum koltuğuma , tabi yine ağır ağır çalan bir şarkı kulaklarımda Düş Sokağı Sakinleri eşlik ediyordu yolculuğuma...
Dağların arasından geçiyoruz. Güneşin kızıllığı o sarı yaprakların üstüne öyle bir düşmüş ki her savruluşta ahenkle dans ediyorlar. Bu biraz içimi ürpertiyor ama bir yandan da soğuk bir kış günü sıcak kahvemi yudumlarken ki hazzı yaşıyorum dudaklarımda.Tamda bu ikilem arasında gidip gelirken dağların ardını delerek gelen bir çizgi fark ediyorum! Gökyüzünün o maviliği ve yeryüzünün o kızıllığını ortasından bölen bir çizgi...Piyangodan çıkar gibi fırlıyor uçak! Maviyle yeşilin ortasından alabildiğine beyaz. Sende nereden çıktın diyorum kendi kendime. Sonra tekrar dönüyor kendime kızıyorum :)


Hayatta böyle yapmadı mı sana demek için önümde daha 40 dakikam var.Rüzgara kapılıp o kızıllığa karışırsan sende diye bir sordum da kendime.O yüzden şimdiden özür dilerim Hayat bende çok isterdim renklerini barındırmak, lakin sanırım kendime tersim bu aralar.....

Destina Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder