9 Kasım 2016 Çarşamba

Son yaprak

Yüzünü dön ki rüzgara,
savursun saçlarının dalgasını.
Bir nefes gibi değsin ensene unutulmuş sıcaklığı 

Ah birde Kokunu taşısın olur mu?
Denizin tuzuna meze olsun meltem de...
Özlemlere bir mola, hatıralara bir tebessüm kondursun su kısacık baharımda

Sahi ne olacaktı tebessüm mevzusu ?
Oysa ki yapraklarını döküyordu ağaçlar
Aşıklara hüznü okuyacak
açıp Sezen dinleyecektim daha...

"Yok öyle el gibi durma gül biraz
Sana gülmeler yaraşır
Yok öyle güz gibi soğuk olma
Güz ayrılık taşır"

En çok ta buraya eşlik edecek
Kızıllığından soluyacaktım hatıraların

Evvel zaman sonra
Uykumuzdan uyandığımızda, nice devrimler yaşamış olacaktı ömrümüz.
Düne bir adım daha uzaklaşıp , yarına bir adım daha yakınlaşacaktık.
Artık ne sevincim sevincin,ne hüznüm hüznün olacaktı avuçlarında.
Yabancı bir tını olarak kalacaktı seslerimiz kulağımızda
Kendine iyi bak diyecektik
Kendine iyi bak ...


*** Kızıl yapraklarıyla içinizi ısıtan baharı,  son baharınız gibi yaşayamadan, hayattan gidiyor oluşunuzu bile farketmeden elveda demeyin sevdiklerinize. Olmuyor dimi. Olmuyor iste , farketmeden bir yaprak gibi doluyor miladımız.
Bakın Hz. Ömer (r.a) ne demiş;

" Ölümü yattığın zaman yastığının altında, kalktığın zaman burnunun ucunda bil."

Destina Y.

1 yorum:

  1. İlk nerede kaybettiysek orada bulmak isterdim masumiyetimizi. Bir adım daha geride kirlenmeyen ne varsa alarak ve sımsıkı tutarak ellerini, koşmak koşmak koşmak isterdim. Hep yarıda kalan kavuşmaları ve sonrasında yaşadığım "ayrılık" acılarını ölünceye kadar yaşayacağımı bilsem de vazgeçmezdim masumiyetimden. Zaman geçtikçe bir tay gibi sağa sola çarpıp herşeyi kırıp parçaladığımı daha net algılıyorum. Onlar değişmeden öylece zamanın derinliklerinde duruyor. Ama ruhun büyüyor. Sevda denilen o kara büyü katran oluyor her aklıma gelişinde. O kırıp dökmelerin seni üzmenin asla bahanesi olmayacağının farkına varamadan sağa sola bir kuş gibi çırpındığımı... Uzak mesafelerin ve sana kavuşamamanın verdiği derin sızının çok ama çok canımı acıttığını... Her şeyin çok güzel olması için savaşırken her şeyi yok etmenin aptallığını... Bir anlatabilseydim sana. Senle olan buluşmalarımızı hiç bitmeyecekmiş gibi tahayyül ederken seninle zamanın inadına daha hızlı akıp geçmesinin verdiği sızıyı...
    Murat Menteş "Korkma ben varım da 'Yanılıyorsunuz pinokyo yalanı değil, insan olma çabasını temsil eder.'" der. Mesafelerden, kavuşmalardan, uğurlamalardan, kavgalardan ve ayrılıktan ve ayrı geçen yıllardan ne kaldıysa geriye hepsi sana ölünceye dek kavuşma çabasıydı. Başaramadım.
    8 mart dünya kadınlar günün kutlu olsun. Kalbimdeki en büyük ve en derin parçam. Sevgiyle kal benim en güzel yaram.

    YanıtlaSil