16 Ekim 2011 Pazar

oyun

Boğazım da kuruluğu yokluğunun İsterik bir fahişe gibi dökülüyorum kaldırımlara. Ne güneşten yana ne buluttan, Bir taraftan yoksun işte, ben yağmura kilitliyim. Hiç düşünmedim geniş bir şemsiyeyi paylaşmayı seninle. Ben yağmura kilitliyim diyorum, Yağmur bir şemsiyeden çok büyüktür. Dört tekere emanet, Klişe gitmelere tutsak içimde ki köpek. İçimde yokluğun, Zaman avuçlarımda çırpınan serçe, Issızlıktan yana tüm restler çekilmiş. Blöf yok... İnsanlar kuytularına çekilirken fark ettim, En kuytumun sen olduğunu.
Artık oyun bitti sevgilim; şah, mat... Yoksan yokum işte, gerisi sadece teferruat..

bu yazıyı hep sevmişimdir notlarımın arasında gözüme ilişti paylaşmadan geçmek istemedim yazanın eline sağlık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder